Samsunspor tribünlerinde daha herkes yerine oturmamıştı ki maç çoktan başlamıştı. 1. dakika: Jesús Ramírez'in vuruşu ağlarda. Ev sahibi cevabı hızlı verdi, 5'te Logi Tomasson skoru eşitledi ve saha bir anda "tamam, normale dönüyoruz" havasına büründü. Normal falan dönmedi. 10. dakikada Cengiz Ünder, 15. dakikada yine Cengiz Ünder. Ali Şansalan'ın yönettiği maçın ilk çeyreğinde dört gol görülmüştü ve bunların üçü Çorum FK'nın hanesine yazılmıştı. Çeyrek saatte bir maçlık iş bitirilmişti.
Rakamların en çarpıcı yanı, ilk yarının nasıl kapandığı: devreye 3-1 giren Çorum FK, o üç golün tamamını ilk 15 dakikada bulmuştu. Yani 16. dakikadan 45'e kadar geçen otuz dakikada skor tabelası hiç kıpırdamadı. İkinci yarıda ise iş tamamen kontrollü bir infaza döndü: 69'da Alexandros Kyziridis, 71'de yeniden Ramírez. İki dakikada iki gol, toplamda 1-5. Her iki takım için de sezonun 5. maçıydı; Samsunspor sahasında üçüncü kez çıkıyordu, Çorum FK ise üçüncü deplasmanını oynuyordu. Konuk ekip, bu maçtaki beş golünü sadece iki dar zaman diliminde attı: 1-15 arası ve 69-71 arası. Toplamda yaklaşık 17 dakikalık bir üretim penceresi.
Tuhaf olan tam olarak bu. Bir takımın deplasmanda beş gol atması zaten dikkat çeker; ama bunun üçünü ilk çeyrek saatte bulması, maçı oynamadan kazanmaya benzer. Futbolda genellikle skorlar maç ısındıkça gelir, yorgunluk biriktikçe savunmalar açılır. Burada tersi oldu: en kırılgan an, henüz kimsenin terlemediği andı. Samsunspor'un 5'teki golü de bu yüzden ilginç; ev sahibi aslında oyuna girdi, eşitliği yakaladı, ama beş dakika sonra iki kez arka arkaya aynı ismi durduramadı. Cengiz Ünder'in 10 ve 15'teki golleri, maçın psikolojik omurgasını tek başına kırdı.
Özetle: kimi takımlar maça ısınarak başlar, Çorum FK ısınmayı tribünde tamamlamış. 15. dakikada tabela 3-1 ise, kalan 75 dakika artık maç değil, formaliteye yakın bir prosedür. Geç kalıp ilk çeyreği kaçıranlara geçmiş olsun; bu kez gerçekten önemli kısmı kaçırdılar.





