Maçların ilk dakikaları genelde bir nevi tanışma faslıdır. Takımlar birbirini kolaçan eder, top ortada dolaşır, tribün daha yerini bulmamıştır, çay bardağı henüz soğumamıştır. Çorum FK ise bu faslı pas geçmeye karar vermiş gibi. Bu sezon ilk 10 dakikada 3 gol attılar ve ligde bu işi en çok yapan takım oldular. Yani birileri sahaya çıkmadan önce ısınmayı bitirmiş, birileri de ısınmayı doğrudan maçın içinde yapmayı tercih etmiş.
Rakam küçük duruyor olabilir: 3. Ama bu rakamın kıymeti mutlak büyüklüğünde değil, sıralamadaki yerinde. Ligde ilk 10 dakikada en çok gol atan takım Çorum FK. Yani bu üç gol, kalabalık bir ligin tamamına karşı elde edilmiş bir birincilik. Herkesin maça aynı düdükle başladığı, aynı 10 dakikayı yaşadığı bir yarışta öne geçmek için illa gol yağmuru gerekmiyor; erken davranmak yetiyor. Futbolda çoğu zaman az sayıda olay, çok sayıda sonucu belirler.
Peki bu neden tuhaf? Çünkü ilk 10 dakika, istatistiklerin en kaprisli bölgesidir. Kimse planını o dakikalara kurmaz, kimse 'biz 7. dakikada atarız' diye sahaya çıkmaz. Buna rağmen bir takım bu dilimde ligin zirvesindeyse, orada tesadüften biraz fazlası vardır: maça hazır girme alışkanlığı, ilk düellolarda geri çekilmeme, ilk fırsatı ertelememe. Ve bunun rakip üzerindeki etkisi golün kendisinden büyüktür; henüz oyun planını kurmamış bir takımı erken golle karşılamak, planı çöpe attırmanın en kestirme yoludur. Üstelik bu, öğrenilmesi zor ama kaybedilmesi kolay bir özelliktir. Bir maç dalgın başlanır, seri biter.
Özetle: Çorum FK'ya karşı oynayacaksanız, ısınma turlarınızı ciddiye alın. Çünkü karşı tarafta ısınmayı maçın içinde yapan, üstelik bunu ligde herkesten çok gol atarak yapan bir takım var. Geç kalan izleyicilere de tavsiyemiz nettir: stat kapısında değil, koltuğunuzda geciksin çayınız.





