Saat 17:00'de başlayan maçın ilk 45 dakikasında skor tabelası sessizdi. Sonra devre arası düdüğünün hemen öncesinde, 45+1'de, top Emin Bayram'dan kendi ağlarına gitti. Başakşehir soyunma odasına bir golle geride giden bir takım olarak yürüdü; ilk yarıyı 1-0 önde kapatan Amedspor ise sahaya döndüğünde işi hızlı bitirmeye niyetliydi. 52'de Gift Orban. 56'de yine Gift Orban. Yani 45+1 ile 56 arasında, kabaca on bir dakikalık bir aralıkta üç gol. Maçın geri kalanı, zaten yazılmış bir metnin dipnotları gibiydi: 75'te Orban hat-trick'ini tamamladı, 84'te Mbaye Diagne skoru 5-0 yaptı.
Rakamların bağlamı şu: bu, Amedspor için sezonun beşinci maçı ve kendi sahasındaki üçüncü karşılaşmasıydı. Başakşehir için de beşinci maç, deplasmandaki ikinci sınav. Cihan Aydın'ın yönettiği 90 dakikada beş golün beşi de ev sahibinin hanesine yazıldı; konuk takım tabelaya dokunamadı. Bir başka detay: bu beş golün dördü ikinci yarıda geldi, üçü 52 ile 75 arasındaki 23 dakikalık dilimde. Orban tek başına maçtaki golün üçte ikisini üstlendi.
Tuhaf olan kısım da tam burada. Skorların dağılımı genelde bir maça yayılır; burada ise oyunun kaderi, devre arasını da içine alan kısacık bir koridorda belirlendi. İlk yarının son saniyesinde gelen kendi kalesine gol psikolojik olarak devre arasına taşındı, ikinci yarının ilk on dakikasında da iki golle üstüne binildi. Yani 5-0'lık bir tabelanın gerçek hikâyesi 90 dakika değil, 11 dakika. Geri kalanı Amedspor'un aynı ritmi bozmadan oynaması, konuk takımın ise skoru bir kez bile 1-0'a çeviremeyecek kadar geriden gelmesiydi.
Futbolda "maç 90 dakikadır" derler. Bu akşam Amedspor cevabı verdi: bazen 11 dakika da yeter, kalan 79 dakika sadece nezaket icabı oynanır. Orban'ın üç golü, Diagne'nin noktası ve Emin Bayram'ın istemeden yazdığı giriş cümlesiyle birlikte, tabelada 5-0. Amedspor ev sahipliğinden gayet memnun ayrıldı.





