Tribünler daha yerini almamıştı sayılır. Samsun'da 12 Eylül 2026 akşamı, saat henüz ilk dakikasını doldurmadan Jesús Ramírez topu ağlara gönderdi. 1'. Kimi seyirci turnikeden yeni geçmişti, kimi kahvesinin kapağını açmamıştı. Çorum FK gol sevincini yaşarken tribünün yarısı hâlâ merdivenlerdeydi. Ve o gol, akşamın kâhini çıktı: 90 dakika boyunca aynı senaryonun ilk cümlesi olarak okundu. Maç 1-5 bitti. Ali Şansalan'ın düdüğü çaldığında skor tabelası, ilk dakikanın verdiği haberi en sert şekilde doğrulamıştı.
Rakamlara bakın, hikâye kendini anlatıyor. İlk 15 dakikada dört gol var: 1' Ramírez, 5' Logi Tomasson'la Samsunspor'un cevabı, 10' ve 15' Cengiz Ünder'in arka arkaya iki vuruşu. Yani çeyrek saat dolmadan tabela 1-3. İlk yarı 1-3 kapandı, ikinci yarıda 69'da Alexandros Kyziridis, 71'de yine Ramírez skoru 1-5 yaptı. Samsunspor için sezonun 5. maçı, kendi evindeki 3. sınavı. Çorum FK için de sezonun 5. maçı, deplasmandaki 3. çıkışı. Aynı sayıda maç, tamamen farklı bir akşam.
Peki neden tuhaf? Çünkü bu maç, iki ayrı maçın birbirine yapıştırılmış hâli gibi. Bir tarafta 15 dakikalık bir kasırga: dört gol, üç farklı golcü, nefes alacak boşluk yok. Diğer tarafta 54 dakikalık uzun bir sessizlik: 15'ten 69'a kadar tabela hiç kıpırdamıyor. Sonra 69 ve 71 — iki dakikada iki gol daha. Yani beş Çorum golünün dördü, toplamda altı dakikalık iki ayrı pencerede geldi. Ramírez'in maçı açan golü sadece skoru değil, temposunu da belirledi; Tomasson'un 5'teki cevabı ise bu maçın Samsunspor adına tek iyi haberi olarak kaldı. Bazen bir maç uzun uzun kurulur, bazen de ilk düdükte kapı çalınır ve içeri giren bir daha çıkmaz.
Futbolda "maça iyi başlamak" derler ya; Çorum FK bunu biraz fazla ciddiye almış. Samsunspor taraftarı için tesellisi şu: en azından golü kaçırmadılar, çünkü kaçıracak vakit yoktu. Bir dahaki sefere kahveyi turnikeden önce içmekte fayda var.





