Devre arasına girerken skorbord 1-0'dı; Emin Bayram'ın 45+1'de bulduğu gol, Amedspor tribünlerine "tamam da, yetmez" dedirtecek cinstendi. Sonra ikinci yarı başladı ve saha bir anda tek kişilik bir sahneye döndü. 52'de Gift Orban ağları buldu. Daha taraftar oturmadan, 56'da bir daha. Dört dakika içinde iki gol, skorbordda 3-0. 75'te üçüncüsü geldiğinde iş artık matematikten çıkmış, alışkanlığa dönüşmüştü. 84'te Mbaye Diagne da katılınca 13 Eylül 2026 akşamı 5-0 olarak kayıtlara geçti. Hakem Cihan Aydın'ın düdüğü, bir maçtan çok bir ilan gibiydi.
Rakamların bağlamı hikâyeyi daha da keyifli yapıyor. Amedspor için sezonun 5. maçı, kendi evindeki 3. randevusuydu. Başakşehir içinse sezonun 5. maçı ve henüz 2. deplasmanı. Yani iki takım da yolun çok başındaydı; biri o başlangıcı bir gecede özetledi. Orban'ın bu sezon toplam 6 golü var. Bunların 3'ü, yani tam yarısı, tek bir ikinci yarıda geldi. 2026-27'de Amedspor formasıyla kayıtlara geçen 3 gollük hanesi düşünüldüğünde, bu 90 dakika onun için sıradan bir maç değil, bir sezonun kendisi kadar üretken bir akşam oldu.
Tuhaf olan tam da bu: hat-trick'ler genellikle maça yayılır, bir erken gol, bir geç gol, araya serpiştirilmiş bir penaltı. Burada ise üç golün üçü de 52 ile 75 arasında, 23 dakikalık bir pencerede sıkıştı. Bir futbolcunun sezonluk üretiminin yarısını yarım saate sığdırması, istatistiğin dengesizliğini değil, bir anın ne kadar yoğun olabileceğini anlatıyor. Skorun 5-0 olması da şunu söylüyor: Orban yalnız değildi, ama en yüksek sesle o konuştu.
Özetle: Amedspor 90 dakika oynadı, Orban 23 dakika oynadı, skorbord ikisini de saydı. Taraftar cephesinde ise tek bir soru kaldı; bu adam ikinci yarılara neden bu kadar geç ısınıyor?





